Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Türk bilim insanı Aziz Sancar’ın Kimya alanında 2015 Nobel Ödülü’ne layık görülmesi ülkemizde bilimsel çalışmalara emek veren her kurum gibi bizi de çok mutlu etmiştir.  Tomas Lindahl ve Paul Modrich’le birlikte ödülü paylaşan Aziz Sancar’ı gönülden kutlarken geleceği şekillendirecek nitelikli insan yetiştirme modelini amaç edinmiş bir kurum olarak öğrencilerimize bazı şeyler söylemek istiyoruz. 

İnsanlığın geleceğine yapılabilecek olumlu dokunuşları bilimin uçsuz bucaksız dünyasında aramaya çalışmak çok kolay bir iş olmasa gerek.  Bilim insanları için ilham veren başarıları elde etmek söz konusu olduğunda tam bir adanmışlık gerektiğine çokça şahit olmuşuzdur.  Bir bilgi damarı keşfettiğinde bilim insanlarının gözü ondan başka bir şey görmez.  Bu tutkuyu anlayabildiğimizi sanıyoruz.  Tutkular bilimin, kültürün ve sanatın kesintisiz olarak sürmesini mümkün kılar ve insanlık tarihinin klasiklerini var eder. 

Kuzey Carolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Aziz Sancar, DNA molekülünün kendi kendini onarmasını sağlayan ‘Nükleotid Koparmalı Onarım’ mekanizmasını bir yöntem olarak keşfettiği çalışmalarıyla Nobel Ödülü’ne layık görülmüştür. Bu buluş, zaman içerisinde genetik temelli kanser gibi tehlikeli hastalıkların riskini azaltacak, kemoterapi yerine yeni tedavi yöntemlerinin uygulanmasını mümkün kılacaktır.  Bilim dünyası bu çalışmalarla önümüzdeki 20-30 yıl içerisinde kanserin ortaya çıkmasını engelleyecek tedavi yöntemlerinin geliştirilebileceği konusunda hemfikirdir. 

Çocuklarının eğitimine kısıtlı olanaklarına rağmen son derece önem veren bir ailenin evladı olarak Mardin’de dünyaya gelen Sancar, İstanbul Tıp Fakültesini 1971 yılında bitirdi.  Bir kimyacı olmak isterken tıp fakültesinden mezun olan Sancar, temel bilimlere olan ilgisini kaybetmemiştir.  Amerikan Ulusal Bilimler Akademisine kabul edilen Sancar, laboratuvarlarda uzun yıllar süren çalışmaları ve yazdığı bilimsel makalelerle dünya çapında üne kavuşmuştur. Sancar, temel bilimler alanında Nobel Ödülü alan ilk ve genel toplamda Nobel Ödülü alan ikinci Türk’tür.  (Medyada, Türk diplomat Ahmet Üzümcü’nün 2013 Nobel Barış Ödülü'nü aldığı şeklinde haberlere yer verilmektedir.  Üzümcü, direktörü olduğu, kısa adı OPCW olan ve 2013 Barış Ödülü’nü kazanan Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü adına bu ödülü almıştır.)

 

Sevgili Özel Egeli Öğrenciler, 

Her yıl çok sayıda proje üreterek başta TÜBİTAK olmak üzere ülkemizin ve dünyanın dört yanında düzenlenen bilimsel, kültürel yarışmalara, konferanslara ve platformlara katılmak sizi yormuyorsa, içinizdeki öğrenme ve keşfetme isteğini erken yaşınıza rağmen olabildiğince diri tutabiliyorsanız yolunuz açıktır.  Mezunları, insanlığın bugününe ve geleceğine hizmet ettiği sürece Özel Ege Lisesi bir bilim ve liderlik okulu olma iddiasını sürdürecektir.

Geleceğin Türkiye’sini şekillendirecek nitelikli insan yetiştirme çabası içindeki bir kurumun mezunları olarak bilim dünyasında en az Aziz Sancar kadar ülkenizi mutlu edecek ilham verici başarılara imza atmanız dileğiyle...

 

ÖZEL EGE LİSESİ BİLİM KURULU