Okul kütüphanesi, öğrenciyi bilgiyle tanıştıran, bilgiyi analiz etme ve eleştirisel düşünme becerisini kazandıran bir araştırma kütüphanesidir. Okul içinde kurulması zorunlu bir mekan olarak yer almasından çok, çağdaş eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır.
Özel Ege Lisesi Kütüphanesi'nin amacı; bilimsel bilgiyi, dünyanın her yerinden yaşayabilecek, geleceğin liderleri olarak yetişecek öğrencilerimizin, onları yetiştiren öğretmenlerimizin, velilerimizin, okulumuzda görevli personelimizin ihtiyaçları doğrulturunda en sağlıklı biçimde seçmek, sağlamak, sınıflamak ve hizmete sunmaktır.
Çağdaş eğitimin gereği olarak okul kütüphanemiz, kullanıcılarımıza modern bir çalışma ortamı sağlayarak kitaplar, ansiklopediler ve süreli yayınlar yanında bilgi teknolojileriyle de hizmet vermektedir.
Her yaş grubundan kullanıcıya hizmet verebilecek kapasitede olan kütüphanemizde açık raf sistemi kullanılmaktadır. Grup çalışma odaları ile birlikte yaklaşık 600 metre kare alan üzerine kurulmuş olan kütüphanemizde kullanıcılara yönelik olarak; Oryantasyon (kütüphane kullanımı konusunda verilen eğitim) hizmeti, rehberlik hizmeti, danışma hizmeti, ödünç verme hizmeti, çıktı hizmeti ve fotokopi hizmeti verilmektedir.
Kütüphanemizde Temmuz 2011
tarihi itibarıyla 57387 basılı materyal bulunmaktadır.
Eser sayısı aşağıdaki
gibidir.
1066
adet
Atatürk Koleksiyonu
(77 adedi İngilizce)
20730
adet
Edebiyat
(4895
adedi İngilizce)
7304
adet
Tarih, Coğrafya, Biyografi
(757
adedi İngilizce)
815
adet
Bilgisayar Bilimi
(52 adedi İngilizce)
2265
adet
Sanat
(300 adedi İngilizce)
6020
adet
Dil Bilim-Dil Bilgisi
(Türkçe, İngilizce,
Fransızca, Almanca
)
4754
adet
Fen Bilimleri ve Matematik
(990 adedi İngilizce)
8393
adet
Toplum Bilim(Hukuk,Ekonomi,Siyasi Bilimler,Halkbilim)
(350 adedi İngilizce)
2824
adet
Felsefe-Psikoloji-Mantık
(77 adedi İngilizce)
536
adet
Referans Kaynağı
(195 adeti sözlük, 78 takım ansiklopedi)
408
adet
Din
(15 adedi İngilizce)
1255
adet
Spor, eğlence ve özel ilgi
alanlarına yönelik kitaplar
(90 adedi İngilizce)
989
adet
CD-VCD-DVD
(165 adedi İngilizce)
26
adet
Süreli Yayın:Bilim ve Teknik, Bilim Çocuk, Varlık Aylık Edebiyat ve Kültür Dergisi, Bilim ve Gelecek, Time, National Geographic, Kitaplık, Cogito, Artı Eğitim, Eğitim Yönetimi, Matematik Dünyası, Türk Dili Dergisi, Insight Turkey, Sözcükler, Roman Kahramanları, Bütün Dünya, Atlas, Geo, Chip, NTV Tarih, NTV Bilim, PC net, Science News, Oyun, Tarih ve Toplum Yeni Yaklaşımlar, Ekoloji.
Özel Ege Lisesi Kütüphanesi öğrenci, öğretmen, veli, personel ve tüm yöre halkına açıktır.
Okul çalışanları, öğrenciler ve emekli öğretmenler bir fotoğraf ile kütüphanemize ücretsiz üye olabilirler. Okulumuz lise mezunları yıllık üyelik ücretinin yarısını ödeyerek; dış kullanıcılar (veliler, okuldan ayrılan öğrenciler, çevre kesimden gelenler) yıllık üyelik ücreti karşılığında kütüphanemize üye olabilirler. (2010-2011 öğretim yılı yıllık üyelik ücreti 40 TL'dir. Abonelik koşulları her yıl güncellenmektedir.)
Kütüphaneye üyelik olsun olmasın tüm kullanıcılar kütüphaneye girebilir ve kütüphanede bulunan kitaplardan faydalanabilir.
Kitap ödünç alma sırasında okulumuz öğrencisi, öğretmeni, velisi ve personelinden kesinlikle para talep edilmez.
Kullanıcılar değişik türlerden olma kaydıyla bir seferde 3 kitap alabilirler.
Kullanıcılara ödünç aldığı kitap/kitaplar için iade tarihi verilir. Bu tarih, kütüphane görevlileri tarafından hem sözlü olarak söylenir hem de yazılı olarak verilir. Verilen tarihte kitap/kitaplarla işi bitmeyen kullanıcılar, süre dolmadan 1-2 gün önce kütüphaneye gelip kütüphanecileri durumdan haberdar ederek süre uzatımı yapabilirler.
Kullanıcılar kendilerine verilen sürenin bitiminde kütüphaneden ödünç aldığı kitabı/kitapları iade etmezlerse ya da kullanıcı süre uzatımını talep etmeden kütüphane yönetiminin bilgisi dışında kitabı alıkoyduğunda; diğer kullanıcıların o kitaptan/kitaplardan faydalanma hakkını çiğnemiş olduklarından süresini geçiren kullanıcılardan her getirmediği gün için kitap başına 1,00 lira ceza alınır. Gecikme 30 günü aştığında ceza durdurulur. Gecikme bedeli, kitabın o günkü piyasa değerinin 3 katı kadar veya en fazla 30,00 lira olarak alınır (öğrenciler akıllı kart ile ödeme yapabilirler). Kullanıcıyı korumak amacıyla bu bedellerden düşük olan tahsil edilecektir. Kullanıcı aldığı kitabı/kitapları iade etmediği ve cezasını ödemediği takdirde üyeliği iptal edilir. Bu kural her tip kullanıcı için geçerlidir.
Ödünç alınan kitaba kesinlikle zarar verilmemelidir. Sayfaları kopartılmamalı, karalanmamalı ve yırtılmamalıdır. Aksi takdirde kitabın fiyatı, yenisinin alınması için kullanıcıdan talep edilir.
Kütüphane kartı olsun ya da olmasın, kullanıcılar danışma kaynakları dediğimiz ansiklopediler, sözlükler, süreli yayınlar ve de seçilmiş eserleri (Atatürk albümleri, müze kitapları gibi) ödünç alamazlar.
Süre Uzatma
Özel Ege Lisesi Kütüphanesi eserlerinin etkin bir şekilde kullanılabilmesi için üyelerin kütüphane materyallerini ödünç alma süresini, eserlerin türüne göre belirlemiştir. Üyelerimiz ödünç aldıkları eserleri verilen süre içerisinde iade etmekle yükümlüdür. Süre uzatma işlemi aşağıdaki bilgileri telefon veya e-posta üzerinden bildirerek ya da kütüphaneye bizzat gelerek yapılabilir.
Ad Soyad: Materyal (Kitap) Adı: Demirbaş No: E-posta:Kütüphane
Kütüphane Kuralları
Kütüphaneye; çanta, yiyecek, içecek ile girilmez.
Bu gibi eşyalar kütüphane girişindeki dolaplara konur.
Kütüphaneye girerken cep telefonlarının kapalı tutulması zorunludur
Kütüphane içerisinde başkalarını rahatsız edecek şekilde yüksek sesle konuşulmaz, koşulmaz.
Kütüphane, öğrencilerin tüm teneffüslerde ve okul sonrasında kullanımına açıktır.
Ders saatleri içinde yararlanmak isteyen öğrenciler, ders öğretmenlerinden izin aldıklarını belgelemek zorundadırlar.
Öğretmenlerin, kütüphane dersleri için randevu almaları gerekmektedir.
Kullanıcılar kütüphane kaynaklarından en fazla 10 sayfa fotokopi çektirilebilirler.
Fotokopi ücreti 0,40 liradır. (öğrenciler akıllı karttan ödeyebilirler)
Kullanıcılar yaptıkları çalışmalardan printer çıktısı alabilirler.
Siyah beyaz 0,40 lira, renkli 1,50 liradır. (öğrenciler akıllı karttan ödeyebilirler)
Öğretim yılının bitimine 2 hafta kala ödünç verme işlemi durdurulur.
Yıl sonunda tüm kullanıcılar, kütüphane kitaplarını kütüphaneye teslim etmekle yükümlüdür.
Kütüphane materyallerinin yeri değiştirilemez, kütüphane içinde başka bir yere konulamaz, kullandıktan sonra masa üzerine bırakılır.
Kütüphane haftasında en çok kitap okuyan öğrenciye okuma ödülü verilir.
Kütüphane görevlilerine her türlü bilgi ihtiyacı için başvurulur.
Kütüphane görevlileri bilgi ihtiyacını imkânlar doğrultusunda giderir ya da ilgili yerlere yönlendirirler.
Ayın Okuyucuları Temmuz 2011
Baran Çankaya - Efe Yüksel - Toygar Çaparoğlu - Deniz Berke Okçin - Deniz Selin Yücel - Doruk Altınöz
1989-2011 arasından şiirler... Sen yoktun,Yokluğunla kalkardı ada vapurları, Gölgelerimiz gezinirdi ağaçlıklı yollarda, Kayalıklarda seslerimiz çınlardı, Deniz seni sorardı bana. Sen yoktun, Tüm dünyayı değiştirebilirdim, Oysa aynalarda eskiyor yüzüm. Ne yana baksam karşımda bir anı, Meğer İstanbul ne çok benziyormuş sana.
Millennium serisinin üçüncü kitabı, zamanımızın en etkileyici edebi yapıtlarından birinin zirvesi niteliğinde.
Her şey, 2001 yılının Şubat ayında soğuk bir gün, İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevini yürüten Maya Duran'ın (36) ABD'den gelen Alman asıllı Profesör Maximilian Wagner'i (87) karşılamasıyla başlar.1930'lu yıllarda İstanbul Üniversitesi'nde hocalık yapmış olan profesörün isteği üzerine, Maya bir gün onu Şile'ye götürür. Böylece, katları yavaş yavaş açılan dokunaklı bir aşk hikâyesine karışmakla kalmaz, dünya tarihine ve kendi ailesine ilişkin birtakım sırları da öğrenir. Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor. Okurunu sımsıkı kavrayan Serenad'da Zülfü Livaneli'nin romancılığının en temelniteliklerinden biri yine başrolde: İç içe geçmiş, kaynaşmış kişisel ve toplumsal tarihlerin kusursuz dengesi.
Tarihi Roman değil, Tarihin Romanı Türk edebiyatına damgasını vurmaya aday bir yapıt. Bu romanla gerçek Hürrem'i yakından tanıyacak, şehzadeler arasındaki kanlı savaşlara, evlât katillerine yüreğiniz yanarak tanık olacak; en görkemli çağında Osmanlı'nın içten içe nasıl çürümeye başladığını görerek hüzünleneceksiniz.
Bilimcilerin böylesi gerçekleri ortaya çıkarması sizce de şahane değil mi? Kim daha iyi bir aşk hayatı için gerçekliği kanıtlanmış 14 taktiği geri çevirebilir? Veya hangimiz 10 basit tüyoyla ofisin kralı olmak istemeyiz ki? Ya da çok kolay birkaç hareketle ömrüne ömür katmak istemeyen var mıdır? Bu arsız derleme, bunları ve dünyanın her yerinden gündelik hayata dair pek çok “garip ama gerçek”leri anlatıyor.
Kısacası elinizdeki kitap sadece bir kitap değil, sıkıcı bir akşam yemeğini şenliğe dönüştürecek komik ve akıllı bir ev arkadaşı aynı zamanda.
Her gün milyonlarca insan Londra metrosunda seyahat eder. Ama genelde herkes birbirine bir anlık bir bakıştan fazlasını layık görmez bu hatta. Maeve Binchy, Her Durakta Aşk'ta Londra hayatına ayna tutacak bir bakışla bu isimsiz insanlara derinden bakmayı başarıyor…
Green Park'tan Brixton'a, Shepherd's Bush'tan Chancery Lane'e günlük hayat aslında sandığımız kadar sıkıcı değildir. Metronun koltuklarından birine gömülmüş bir sekreter sırlarını içinde taşımaktadır, kadının biri hayatının en önemli kararlarından birini orada verir ya da felaketlere yol açacak bir kavuşmanın durağıdır metro istasyonları. Maeve Binchy gülümseyen gözlerle, şefkatle ama gerçekçiliği elden bırakmadan bakıyor sıradan insanların hayatlarına.
“Hilal’e isminin anlamını sordu; Türkçede ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi demektir. Ülkemin bayrağında da vardır hilal...”
Elif’in başkahramanı dünyaca meşhur yazar Paulo Coelho, bir süredir bilgelik yolunda gelişmesinin durduğunu hissetmektedir. Belki de yapması gereken tek şey, esrarengiz ustası J.nin tavsiyesine uyup, “Gönlünün onu çektiği yere,” gitmektir...
Coelho, son romanı Elif’le, bir kez daha hayatı güzelleştiren hazineleri ve mucizeleri kutluyor. Zamanın, mekânın, yaşadığımız başka hayatların dışında bir yerde, katıksız “aşk”ın peşinde, ruhun upuzun yolunu kat ediyor.
Ama bu kez, bizlere çok tanıdık gelen duraklardan geçerek...
"Tarihi sadece erkekler yazmamalı, tarih erkeklerin insandan çok siyasete odaklı resmi tarihi olmamalı. Bizimki bir başlangıç, geçmişi yansıttığımız ayna da bizim kendi aynamız. Umarız devamı gelir, başkaları da kendi aynalarını tutarlar tarihimize," diyor Melek Ulagay ve Oya Baydar. "Bunca insan geçti hayatımızdan, acı tatlı bunca olay, anlatılanlar ve anlatılamayanlar, hatırlananlar hatırlanmayanlar, unuttuklarımız, unutmak isteyip de unutamadıklarımız ya da unutmaktan korktuklarımız. Bizimki; farklı duygular, farklı dürtülerle, farklı ortamlarda ama aynı amaca doğru, paralel çizgiler gibi kesişmeden akıp geçen iki yaşam; iki kadın hikâyesi işte..."
Yaşadığı acı gerçeklerden kurtulmak için Şamlı bir kocanın elinden Türkiye'ye kaçan genç bir kadının oğullarına kavuşmak için verdiği mücadelenin hüzün dolu hikâyesi, hafızalarınızdan kolay kolay silinmeyeceğe benziyor.
İki Kişilik Yalnzılık, Sevmek Zorunda Değilsin Beni, Yatağımdaki Yabancı gibi çok okunan kitapalrın yazarı Sinan Akyüz'ün kaleminden genç yaşta Şam'da gelin olan Piruze'nin gerçek yaşamöyküsünü soluk soluğa okuyacaksınız.
Yakın çevremizde benzerlerini görebileceğimiz gerçeklikte bir baba-kız öyküsü... Babasına hayran Verda, hatta âşık. Biricik kahramanım diyor onun için. Ne var ki, yıllar önce annesiyle babasının boşanmasından sonra ayrı düşmüşler birbirlerine. Çatışmışlar, çelişmişler ama sevgileri içten içe hep sürmüş. Kariyerinde zirveye ulaşmış ünlü avukat Vedat Karacan'ın intiharıyla başlıyor öykü. Bu beklenmedik ölümün ardında yatan gizi çözmek Verda'ya düşmektedir. Geriye dönüp baktığında yüzleştiği keşke'leriyle, pişmanlıklarıyla ve içini kavuran devasa bir özlemle sürecektir babasının izini... Minicik çocuk ellerimi avucunun içine hapsettiğinde, yüreğim yüreğinde eriyordu babacığım. Parmaklarım büyüdü diye mi tutmuyorsun artık ellerimi? Keşke hep küçük kalsalardı... Ne oldu da ayrıldı ellerimiz baba? Hiçbir zaman soramadım bunu sana. Sormak istediğimde fırsat olmadı, fırsat olduğunda cesaretim... Soluk soluğa okuyacağınız, farklı bir Canan Tan romanı...
Bu, hem yüzlerce yıl uzunlukta hem de birkaç günlük bir öykü. Bu, köklerden görülmüş ve dallar arasında yaşanmış dünyanın öyküsü. Ama en çok da sevginin ve umudun öyküsü. Yüreğiyle ve aklıyla konuşmayı bilen bir yazarın yalın, neşeli ve şefkat dolu anlatımıyla, tam da şu sıralar ihtiyaç duyduğumuz kitap.
“Bu kitabı yazarkenki duygularım ve heyecanım, ancak bundan on yedi yıl önce Yüreğinin Götürdüğü Yere Git'i yazarken hissettiklerime benzetilebilir. Edebiyatın ruha hitap etmesi gerekir. Kriz anlarında ve hiçbir şeyin net olmadığı hallerde aydınlığa ihtiyaç duyulur.”
-Susanna Tamaro
Şair mi daha kudretli, padişah mı? Muhibbi mi daha muhteşem, Süleyman mı?Süleyman ne vakit Kanuni oluyordu,ne vakit Muhibbi?Bir aşk ve iktidar adamı.Bir bilek, bir cihan, bir padişah.Kalbiyle şair, aklı ve zekasıyla hükümdar!Osmanlı'nın en haşmetli padişahı, sultanlar sultanı, Akdeniz, Karadeniz, Anadolu ve Rum ülkesinin sahibi. Üstünde yükseldiği mülkü, şiirle taçlandıran eşsiz insan. Ve o bir şair... (Ön Kapak)Osmanlı'nın en "Muhteşem" hükümdarıdır o. 46 yıl boyunca dünyanın en büyük imparatorluğunu yönetmiş, bunun on yılı aşkın bölümünü İstanbul'dan uzakta, seferlerde geçirmiş ve nihayet yine bir sefer esnasında vefat etmiş, ömrünü ekseriya at sırtında, karargâh otağında, yolda, muhasarada ve savaşta geçirmiştir. Bu sürede, elbette çok şiir yazmıştır. Şiir yazmıştır, çünkü sözü şiir biçiminde söylemeyi üstün tutmuştur. Şiir yazmıştır, çünkü doğu medeniyetinin hükümdarları kılıç kadar söz ile de birbirlerine üstün gelmek istemişlerdir. Şiir yazmıştır, çünkü çevresindeki insanların kaç kırat söz söylediklerini anlamak istemiştir. Şiir yazmıştır, çünkü meclisinde zihinleri mest eden bade şiir olmuştur. Şiir yazmıştır, çünkü şairleri himaye etmeyi Hz. Peygamber sünneti bilmiştir. Ve nihayet şiir yazmıştır, çünkü âşıktır. Üzülürken, severken, ağlarken şiire sığınmak istemiştir. Şiirdeki adı Muhibbî'dir. Ve Muhibbî, yirmi altı şair hükümdarın en "Muhteşem" olanıdır
En mahrem bir gecenin, en matemli anında akıyordu gözyaşları. Sırların habercileri, hızına yetişemiyordu gözyaşlarının. Çok konuştuk, biraz da susalım. Susalım ve ağlaşalım. Aşkın Gözyaşları
Sağanağında, yitik cennetimize yol bulalım. "5 Aralık 1273; Mevlâna gördüğü rüya ile kan ter içinde uyanır. Şems’in seneler önce kaldığı odaya girer. Taş duvarlar, tahta sedir, acem kilimi, odada her ne varsa hepsi Şems kokmaktadır. Bakışları duvarda gezinir. Senelerdir, hiçbir şeyin asılı olmadığı duvarda, bir levhayı fark eder. Okur yazıyı, kopar çığlık, atar kendini avluya. Karla kaplı taş zemine, yüzüstü düşüp bayılmıştır...
Daria Gradov... 1989 yılında Kanada'da yaşamakta olan sıradan bir Rus göçmeni... Komşularının, hatta kendi çocuklarının dahi onun gerçek kimliği hakkında her şeyi bildiklerini zannettikleri bir büyükanne... Ama görünen gerçek, ona asıl kimliğini asla unutturmayacaktır, çünkü o, aslında Çar II. Nikola ve Çariçe Alexandra'nın kızı Grandüşes Tatiana'dır. Çarın dört kızından biri olan Tatiana, Bolşevik Devrimi'nden önce St. Petersburg'daki kış sarayında görkemli bir hayat sürmektedir. Ancak, hemofili hastalığı ile doğan erkek kardeşi Alexei' nin varlığı, adeta ailenin üzerine çöken bir lanet gibidir. Gizil güçlere sahip olduğu söylenen sahte rahip Rasputin'in ailenin işlerine karışmasıyla durum daha da kötüleşir. Bu arada savaş patlak verir, devrim güçleri çarı ve ailesini Sibirya'ya sürer. Tatiana'nın kaderi ise genç bir subayın hayatına girmesiyle tamamen değişir...
2010’un en çok satan kitaplarından “Platon Bir Gün Kolunda Bir Ornitorenkle Bara Girer…”in yazarlarından sizi mizah yoluyla felefesinin, teolojinin ve psikolojinin kıyılarında dolaştıran yeni bir kitap! Matrak filozoflarımız bu sefer yaşamı, ölümü ve ölümden sonrasını kurcalıyorlar. Kimler yok ki kitaptta: Freud! Marx! Socrates! Buda! Woody Allen! Spinoza! Kierkegard! Schopenhauer! Camus! Nietzsche! Ve, tabi ki, Heidegger!
Yıllara Göre Yayın Sayısı
Yıllara Göre Kullanıcı Sayısı
"Okulnet" kullanıcı adı ve şifresi ile;
Hizmetler bölümü Kütüphane sayfası.
Kütüphane sayfası üzerinizdeki yayınlar, eser tarama ve rezerve işlemleri.
Eser tarama bölümünde yazar adı, eser adı, yayınevi, konu… üzerinden arama.
Arama ipuçları;
Küçük harflerle yapılan aramada büyük harfli eşleşmelerde bulunacaktır.
Örneğin “bilim” yazıldığında “BİLİM” ve “bilim” şekillerini de bulur.
Tek kelimeden fazlasının yazılması aramayı daraltır.
Örneğin eser adına “bilim” yazıldığında içinde bilim yazısı geçen bütün kaynaklar gözükürken “bilim ve teknik “ yazılması aramayı daraltarak istenilen şeye hızlı erişimi sağlayacaktır.
Konu taramalarında eserler anahtar kelimeler kullanılarak yapılabilir.
Örneğin “roman” dendiğinde kütüphanede bulunan bütün romanlara erişim sağlanırken
“Tarihi Roman” ya da “Mitolojik Roman “ yazıldığında sadece bu konulardaki romanlar gözükür.