27.01.2006
Öğrencilerimiz yolculuk öncesi çok heyecanlıydılar. Velilerimizin heyecanları ise ayrı görülmeye değerdi. Çünkü, 3. 4. 5. sınıflardan oluşan öğrencilerimizin hemen hepsinin ailelerinden ayrı ilk defa şehir dışına çıkacak olup, 5 gün ayrı kalacak olmalarının, onlarda farklı duygular uyandırdığını düşünüyorum. İletişim için karşılıklı telefon alışverişi yapılıp, çocuklarına gerekli son uyarılar yapıldıktan sonra velilerimiz, bizleri uğurlayarak yolculuğumuz başlamış oldu.
Ortalama 7 saat süren yolculuğumuz bol bol kahkahalar ve sohbetlerle geçti, kısa süreli uyku molaları haricinde öğrencilerimiz yol boyunca servis aracında bulunan LCD televizyondan çeşitli DVD filmleri seyrettiler. Nevşehir'e giderken Ali Öğretmenimizin rehberliğinde yol üstünde bulunan tarihi Nasrettin Hoca Türbesi'ni ziyaret ederek kültürel yönden fırsat eğitimi yaptık. Bol bol hatıra fotoğrafı çekildik.
Nevşehir'e akşamüstü varıp otelimize yerleştiğimizde, aynı otelde bizim okulumuz haricinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni temsil eden bir erkek ve bir kız takımlarından misafir olduğunu gördük.
Şunu övünerek belirtmeliyim ki; turnuva boyunca öğrencilerimiz gerek müsabakalarda diğer rakip takım öğrencilerle saha içinde saha dışında kurdukları sıcak ilişkiler, sevecenlikleri, görgü kuralları, güler yüzlülükleri ve içten davranışları ile, yerli yabancı herkesin beğenisini toplamıştır. Yabancı diyorum çünkü, bu durum otelde kalan Malezyalı turist kafilesinin dikkatini çekmiş ve sempatilerini kazandıkları gibi çocuklara hatıra olarak Malezya parası verip, bol bol hatıra fotoğrafı çekmişlerdi. Öğrencilerimizin, etrafımızdaki her kesimden (turnuvaya gelen diğer okul velileri dahil) bu kadar övgü alması biz öğretmenlerinin de gurur duymasına neden olmuştur.
İlk gün sabahtan spor salonunda son çalışmamızı yaptık. Müsabakaların teknik toplantısına da katılıp, boş olan öğleden sonramızda yakın çevredeki kültürel tarihi yerleri gezme fırsatı yakaladık. Yine Ali Öğretmenimizin rehberliğinde dünyaca ünlü Ürgüp Peri Bacalarını ziyaret ettik. Porselen sanatı ile dünyaya ismini duyuran Galip Bey’in bir mağara içinde yaptırdığı müze görünümlü yeri de gezdik. Bizi çok sıcak karşılayan Galip Bey, tüm takıma kendisinin imzaladığı küçük porselen el işi kaseler hediye etti. Bol bol hatıra fotoğrafları çekildi, çocuklar aile ve yakınlarına çeşitli ufak hediyelik eşyalar aldılar. Akşam otele çekilip yemekler yenildikten sonra müsabakalarla ilgili kısa bir toplantı yaptık ve öğrencilerle birlikte dinlenmeye çekildik.
3 gün boyunca yorucu geçen müsabakalar boyunca belki netice olarak istediğimiz sonuçları elde edemedik ama öğrencilerimizin kendi başlarına aileleri olmadan da yardımsız ihtiyaçlarını giderebilmesi ve bireysel olarak kendilerini, özgüvenlerini geliştirmeleri, sportif açıdan takım ruhu oluşturmak adına çok şey kazandıklarını ve okulumuzu en iyi şekilde temsil ettiklerini düşünüyorum. Hepinizle gurur duyuyorum. Bu turnuvayı ve yaşadıkları tecrübeleri, hatıraları, büyüdüklerinde bile tıpkı benim gibi hiç unutmayacaklarına eminim.
Sevgilerimle, |