Skip Navigation LinksAna Sayfa Duyurular Liseye Geçiş Değerlendirme Toplantısı
16 Haziran 2016

Özel Ege Lisesi 2016-2017 öğretim yılına yönelik liseye geçiş değerlendirme toplantısı Kurucu Temsilcisi Yansı Eraslan’ın sunumuyla yapıldı. Yüksel Eraslan Kültür Merkezinde gerçekleşen toplantıda Özel Ege Lisesinin taban puanı, öğrenci kabulü ve bursluluk gibi önemli konulara yer verildi. Kurucu Temsilcisi, okulun Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji (T-M-F) derslerinden elde edilen ham puanların aritmetik ortalamasına göre öğrenci kabul ettiğini ve bu esasa göre 2016-2017 öğretim yılında lise 9. sınıfa 600,833 taban puanla öğrenci alınacağını söyledi.

Eraslan, 2015-2016 öğretim yılında okula kabul edilen ve hâlen 9. sınıfta okuyan öğrencilerin %29’unun ülke genelinde ilk %1’de, %57’sinin ülke genelinde ilk %2’de, %65’inin ülke genelinde ilk %3’te, %85’inin ülke genelinde ilk %5’te yer aldığını dile getirdi.  Bu öğrencilerin T-M-F ham puan ortalamasının 670 (tavan puan 700), YEP (Yerleştirmeye Esas Puan) ortalamasının 479 (tavan puan 500) ve ülke dilimi ortalamasının da %2,65 olduğunu ifade etti.

Konuşmasında okulla ilgili istatistiksel bilgilere yer veren Eraslan, sunumunun büyük bölümünü “Özel Ege’de Lise” ve “Liseli Olmak” vizyonuna ayırdı. Eraslan sözlerine şöyle devam etti:

“Biz okulların ideolojisi olmaması gerektiğine inanıyoruz. Çocuk doktrine edilecek bir varlık değildir. Biz bu okuldaki çocukların bilimle meşgul olması istiyoruz. Fakat hayat sadece doğa bilimlerinden, sosyal bilimlerden ibaret değil; hayatın güzel, hoş renkleri de var. Öğrencilerin lise yaşamlarının renkli olması da gerekiyor, hoş vakit de geçirebilmeliler. Hayat boyu sürecek dostluklarını lisede kazanacaklar. Diğer yandan bize göre öğrencilerin biraz da terlemesi lazım. Özel Ege Lisesine gelen çocuklar bir hayli iddialı çocuklar, talepkâr öğrenciler. Onları hakkı kadar yetiştirmek lazım; fakat bunu yaparken çocuğu hayattan koparmamak gerekiyor. Çocuğu hayatın ilişkilerinden, ailesiyle geçireceği vakitten kopartmamak lazım. Ben alabildiğince gerçekçi olmaya çalışıyorum.

‘Okul başarısı önemli değil, hayat başarısı önemli’ şeklinde yeni bir moda var. Biri de bu hayat başarısının tam olarak ne olduğunu tarif ederse memnun olacağım. Okullarda başarılı olamayan insanların sanki hayatta başarılı olabileceği gibi yaklaşımları garip buluyorum. Her şeyle olan mücadelemizi bitirdik; şimdi başarıya karşı savaş mı açacağız? Mesele başarı elde ederken çocuğunu nasıl yetiştirdiğinizdir. Onu iç dünyasına kapatmak, yükleme yapmak, sonra da bir tane ulusal sınavda elde edeceği yüksek puanla belli bir yere yerleştirmek de başarı değil.  Birçok başarılı insan bunları yaparken başka şeyler de yapabilir. Nitekim bu okulun çocukları bunu yapabiliyor. Bu keskin ayrışmayı niye okullar ailelerin gündemine soktu?  Rekabet...  Sıradanlaşmanın okullar üzerinde kurduğu baskı ve çok yukarıda olmayı başarabilen nadir sayıdaki okulların başarısıyla mücadele etmek için. Biz çocuklarımızı nasıl yetiştirmeye çalışıyoruz, biliyor musunuz? Birincisi, Anadolu’da yaşıyoruz. İnanılmaz zengin bir kültürümüz var. Öncelikle bu kültürün farkında olmamız lazım. Aynı zamanda dünyadaki diğer kültürleri de tanımamız gerekiyor.

Bu okulun çocukları bu ülkenin doğusuna baktığında nereyi görüyorsa oraya gidiyor, Çin’e giden değişim öğrencilerimiz, Japonya’ya üniversite okumaya giden çocuklarımız var. Bu ülkenin batısına baktıklarında nereye gitmeleri gerekiyorsa oraya gidiyorlar. Batı Avrupa’ya, Kanada’ya, Kuzey Avrupa’ya gidenler var.

Kendi ülkesinde, ülkesinin değerleriyle barışık olan ama dünyanın bütün kültürleriyle barışık olan, lisan öğrenen, diğer ülkelerin de tarihlerini öğrenen, o ülkelere seyahat eden, o ülkelerdeki akranlarıyla değişim programı içinde olan, yükseköğrenimlerini yurt dışında tamamlayabilen, kaliteli, naif, doktrinize edilmemiş herhangi bir dünya görüşünün militanı olarak yetiştirilmemiş tertemiz çocuklar yetiştiriyoruz.”

{ Geri }
Online : 97     Günlük Ziyaretçi : 1045