Azımsanmayacak sayıdaki okulda yıllardır bir yanlışlık yapıldığını düşünüyoruz. Aynı sınıf grubundaki arkadaşlarının durumuyla karşılaştırıldığında ders durumu üstün olan öğrencilerin ilerleme kaydetmesi için harcanan zamandan daha fazlası, akademik durumu vasat olan öğrencilerin ilerlemesi için harcanmaktadır.  Bu durumda sistem, başarılı öğrencinin mutsuz olmasına sebep olmaktadır.

Her öğrencinin ders başarı durumu çok yüksek olmayabilir.  Kaldı ki, üstün başarısı olmayan öğrenciler de ilgiyi ve ilerleme kaydetmeyi haketmektedirler.  Zaten okullar da bunun için değil midir?  Ancak burada bir konunun çok iyi anlaşılması gerektiğini düşünüyoruz:  Genel strateji…

Özel Ege Lisesi’nin genel stratejisi, akademik seviyesi henüz istenen durumda olmayan öğrencilere, ders dışı zamanlarda (örneğin hafta içi okul bitiminde ve hafta sonlarında) ücretsiz takviye kursları da vermek suretiyle destek olmak ve onları da sistem dışına kesinlikle itmemek koşuluyla, “ders durumu iyi olan öğrencileri ders durumu iyi olmayan öğrencilerin seviyesine indirmek değil, tam tersi bir anlayışla ders durumu istenen seviyede olmayan öğrencileri durumları iyi olan arkadaşlarının seviyesine çıkarmak”tır.  Okulun inancı, öğrenmeye dayalı özel bir problemi olmayan her öğrencinin, kendisi de istediği takdirde akademik olarak daha iyi bir performans gösterebileceğidir.

Derslerin kendi sınavları ve okuldaki ortak sınavların sonucunda ortalama başarı seviyesinin altında kalan öğrencilerin ailelerine bu durum iletilmektedir.  Sonucun neden istendiği gibi olmamasından, daha iyi sonuç elde etmek için neler yapılması gerektiğine ve daha verimli çalışma yöntemlerinin önerilmesine kadar geniş yelpazede görüşler ve öneriler paylaşılmaktadır.

Özel Ege Lisesi, başarısızlığı bir kader ve değişmez sonuç olarak görmemektedir.  Buradan hareketle, akademik yetersizliklerde öğrenci ve ailesinin okulun çabalarına destek olduğunu görmek istemektedir.  Yukarıda da belirtildiği üzere, Özel Ege Lisesi, çok özel ve geçerli bir öğrenme problemi olmayan ve ders başarı çıtası düşük her öğrencinin, okul-aile-öğrenci işbirliği sonucunda akademik olarak içinde bulunduğu durumdan daha iyi sonuçlara ulaşabileceğine inanmaktadır.  Ders durumu yetersiz görülen öğrenciler için okulun “akademik uyarı sistemi” şu şekilde tanımlanabilir:

i. Velinin yazılı olarak (mektupla) haberdar edilmesi.

ii. Velinin okula davet edilmesi ve karşılıklı görüşmeyle sözlü yönlendirme yapılması.

iii. Yıl bitiminde, bir sonraki yıl da aynı sıkıntıların yaşanmaması için yaz aylarının etkin değerlendirilmesi konusunda mektupla uyarı yapılması.

iv. Tüm bunların da yeterli kalmaması durumunda, öğrencinin “Akademik İzleme”ye alınması (bu konuda daha ayrıntılı bilgi "Akademik İzleme" kısmında verilmektedir).

Velilerimizden beklentimiz, öğrencilerimizle ilgili uyarılarımız ve önerilerimiz söz konusu olduğunda veli psikolojisi ile tepki vermek yerine bu uyarının evlatlarımızın daha iyi bir duruma gelmesi için yapıldığını düşünerek işbirliği yaklaşımı sergilemeleridir.  Bir özel okulun veli ve öğrencisine mavi boncuk dağıtmak ve suni başarılar göstermek yerine gerçekçi davranarak uyarı yapmak gibi bir tercihte bulunmasını, velilerimizin takdir edeceğine ve anlayışla karşılayacağına inanıyoruz.